Kayıtlar

Culture etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

R-E-S-P-E-C-T

Resim
Bir blogger'ın blogundan bu kadar uzak kalması doğru değil, biliyorum. Geçtiğimiz bi'kaç ay benim için zorluydu. Değişim, yeniden uyum sağlama derken kendimi, kendi yarattığım kaosun içinde buldum. Enerji kaynağı ile etkilenen aynı kişi olunca, kurtulmak için sağladığınız enerji yeniden kaynak olarak değerlendilip başa sarıyorsunuz derken... Gün bugün oldu işte. Bunca zaman sessiz olmamın sebepleri vardı tabii, bir de sabrımı taşıran olaylar vardı takdir edersiniz ki. Bunca yıllık yaşantım boyunca hazmedemediğim tek bir şey oldu, Saygısızlık. Evet, oldukça basit geliyor aslında ilk karşılaştığınızda. Özellikle Türk toplumunun hemen her alanında, her anında görebileceğiniz, tecrübe edebileceğiniz bir eylem ne yazık ki. Fakat ben genel olarak ele almayacağım, özellikle vurgulamak istediğim bir yer var: İnsanların yaşantılarına karşı olan saygısızlık. Hayatımızın büyük bir çoğunluğunu toplum içerisinde, sosyal olarak geçiriyoruz. Peki şöyle bir bakın kendinize uzaktan; size...

Yılların Eskitemediği Tek Dans İlahı : Jennifer Lopez

Resim
17 Kasım Cumartesi. Efes Pilsen / Efes Dostları'nın süprizi ile onlara minnettar kalıp, en önden izlediğim J Lo konseri olarak tarihime geçen gün benim açımdan.  Yeri gelmişken; bir soru sormak istiyorum. Konserdeyken arkamdaki grup tartışıyordu. Jennifer Lopez'i; JLO yapan şey ne oldu sizce? İsmini kısaltmak amaçlı yapıldı da, sonradan mı marka oldu, yoksa farklı bi'şeyler var mı? Neyse siz bunu düşünürken, ben yolculuğumu anlatayım ufaktan...  Daha önceleri tabii ki J Lo dinliyordum; fakat Goin' In ile oluşan hafif bir "apaçi" etiketi vardı benim kafamda Lopez ile ilgili. Jenny'yi Jenny yapan, o New Yok bloklarından gelmesi, "Still Jenny from the block" olmasıydı. Goin' in ile bana göre; Yankee şapkasının abartılmış versiyonlarını hala devam ettirmeye çalışıyordu. Dolayısıyla parlak ceketler acayip rujlar, tarz abartısı geliyordu gözüme. Hala da o video klip için aynı şeyleri düşünüyorum gerçi. Fakat turne? İşte o in...

2 Kelime: Britney Spears.

Resim
2 Kelime. Britney Spears. Bu zamana kadar en çok duyduğunuz isimlerden biri kesinlikle. Asıl soru şu: Duyduklarınızın ne kadarı doğru, bu kadının ne kadarını tanıyorsunuz? Bu zamana kadar Britney Spears ile ilgili oluşturduğunuz bütün yargıları, duyduğunuz/okuduğunuz tüm haberleri silin! Size yepyeni bir başlangıç yapma fırsatı sunuyorum. Çünkü biyografisini değil, aslını anlatacağım. Medya'dan uzak halini... Hepiniz bu kızı, soldaki resmi ile tanıyorsunuz. En azından, bir çoğunuz. 1998'de ...Baby One More Time'dan önce, Britney'nin bir Mickey Mouse Club macerası var, hatta bir de Star Search. Bu sıralarda Justin Timberlake ve Christina Aguilera gibi isimler de Britney ile birlikte sahne alıyor, ve tüm övgüyü kızımız topluyor tabii. Online olarak Britney'nin küçüklük videolarını bulabilirsiniz. Favorim olan Love Can Build A Bridge, tavsiye ederim. Zira şimdinin divası Xtina'mızın sesi o kadar güçlü değilken, Britney onu fena bastırıyormuş. Annesi Ly...

Onun Adı... Nicole!

Resim
Hazır bir önceki yazımda Don't Hold Your Breath demişken... Nicole. Etkin olduğu yıllarda, Pussycat Dolls'un öne çıkan tek ismi, hatta grubun her şeyi. Bugüne kadar duyulan bütün PCD şarkılarında Nicole'ün sesinin önde olmasının, bütün PCD müzik videolarında Nicole'ün kadrajda olmasının tek bir sebebi var: Bu kız grubun belkemiği. Aynı zamanda, yapılmış bütün Pussycat Dolls şarkılarının yapım aşamasında parmağı da var. Yani öyle sanıldığının aksine, Timbaland ile yakın ilişkisi olduğundan kamera önünde daha sık görünmüyor. Peki neden Nicole? Soyadını bile söyleyemiyoruz! diye isyan eden çok insan vardır eminim. Scherzinger. Haklısınız. Pussycat Dolls'dayken ona hitap etmek daha kolaydı. Peki neden 6 kız içinden Melody değil de, Nicole parlaması için seçildi? Çünkü,   Nicole Prescovia Elikolani Valiente Scherzinger; - evet yanlış okumadınız, tam ismi aynen böyle yazılıyor-  Hawaii ve Filipin kanlarının yanı sıra, Rus kökenine de sahip. 22 yaşındayken ...

Üzerimden Bir Tour Geçti Ki... MDNA Etkisi

Resim
Sanırım, en geç yazılan Madonna eleştirisi bana ait. İstanbul'a her geldiğimde aynısı oluyor, yoğunluktan blog'u aksatıyorum haliyle. Elime içeceğimi alıp, masa başına anca geçebildim. Muhtemelen bu yüzden, en az okunan ve merak edilen blog benimki olacak, ama yine de yazmadan edemeyeceğim, üzerimden bir Madonna geçti nihayetinde. Paraya kıyıp VIP Batı'da izledim show'u. Biletin üzerinde saat 17:30'da kapı açılış yazmasına rağmen, bir gün öncesinden gelen mesajlar bize saat 18:30'da kapıların açılacağını söylüyordu, ama içeri girdiğimizde saat 19:15 sularıydı. Konser saati 20:00'den 21:30'a ertelenmişti aynı zamanda, ama Madonna sahneye 22:10'da çıktı.  Bu arada, Madonna'nın kulise bildiğimiz, herkesin bindiği şu gezi bisikletleri ile geldiğini de hatırlatmakta fayda var. Bildiğiniz bisikletle geldi yani. Show, The Prayer Overture   ile başladı. Kardinaller gelip sahneyi tütsüledikten sonra, Queen koskoca bir dua odasının içinde g...